Meral Ücel
Çok Güzel Anılar Biriktiriyoruz

Birsürü müdavim kuçumuz oldu. Gündüzcüler, haftasonu kalanlar, aileleri tatile gittiğinde gelenler.....

Bunun sırrı kesinlikle müşteri memnuniyeti ve fısıltı gazetesi. Memnun misafirlerimiz yürüyüşte karşılaştıkları arkadaşlarına fısıldıyorlar,

“Pisipisievi varya oraya kuçuları da kabul ediyorlar, bildiğin kreş, birsürü oyuncak, birsürü yeni arkadaş, çok eğleniyoruz, sen de gelsene” (^_^)

Sanırım bu fısıltılar sayesinde her daim misafir kuçumuz var. Kapıdan girdikleri anda hiç vakit kaybetmeden direkt oyuna girişiyorlar. Manzara artık çok tanıdık; pata pata pata koşa koşa oynadıktan sonra hepsi aynı anda yorulup sağa sola seriliyorlar. Doğrusu pek sağa sola değil de üzerimize seriliyorlar.

Salonumuzdaki kocaman kanepeyi kuçular yatsın, rahat etsin diye ayırdık. Ama yok o kanepe her daim boş. Onlar bize dokunmadan duramıyorlar. Küçücük kanepede üzerimizde kuçularla oturuyoruz. İlla ki sokulacaklar, dokunacaklar, her biri anne teni isteyen bebekler gibiler nasıl kıyarsınız?

En zor anı açıklıyorum; dinlenme anında herkes bir yanımıza kıvrılmış horuldarken kapının çalması. Tam bir vak’a yaşanıyor. Cümleten ayaklanıyoruz, anında mahmuriyeti atıp

“Kim geldi? Kim geldi ?“ diye kapıya koşuyoruz.

Kapıdaki konuk bu durumdan haberdar değilse epey şaşırıyor.

“E hani burası Pisipisievi idi”.

“Ehe ehe hala öyle :) . Ama burası kuçuların bizimle yaşadıkları alan. Şimdi biz kuçuları tutuyoruz siz lütfen çabucak karşıdaki kedi odasına girer misiniz?”

Bu seromoniye artık bizim gibi misafir kuçularda alıştılar. Yakında korkarım gelenlere pisi odasını onlar gösterecekler.

“Siz buyrun ben girmeyeyim kedi odası kuçulara yasak da”

Çok güzel anılar biriktiriyoruz demiştim ya onlardan birkaçını paylaşayım. Birgün bizim Ortak’la akşam yürüyüşünde bize kreşe gelen Waki’yle karşılaştık. Tasmasını zorlayarak bizim tarafa doğru koşmaya çalışıyordu, arkasından bakakaldım, bize doğru koşuyor (^_^) . Kapıya gelince 2 pati üzerinde ayağa kalkıp ön patileriyle apartman kapısına vurmaya başladı.

“Kapıyı açıın ben geldim, arkadaşlarımla oynayacağım.”

Durum hep böyleymiş meğerse, gözlerimle görünce nasıl duygulandığımı anlatamam. Daha güzel bir özet verilebilir mi? Waki burada mutlu (^_^), tıpkı o buradayken koltuğumuzun altına sokulduğunda bizim mutlu olduğumuz gibi.

Geçenlerde Waki’yle yürüyoruz, karşıdan ufak birşey bize doğru koşuyor, o da ne? Kemik bu! arkasında da sahibi. Kemik dört nala yakalamak ne mümkün. Waki’yle karşılaşınca kaldırımda direkt oyuna daldı, böylece yakalayabildik keratayı. Ufaklık evden kaçmış, belki de o da bize geliyordu ki yolda yakaladık, kim bilir belki Waki’ye anlatmıştır.

Bugün yine harika birşey oldu. Akşamüzeri müdavim beaglelarımızdan Şeker’le oturmuş televizyon seyrediyorduk ki kapı çaldı. Orfe geldi ailesiyle. Arka sokaktaki köşeden beri sahibini çeke çeke bize getirmiş,

“Durduramadım size gelmek istedi bir 5 dakika burada kalabilir miyiz?” dedi sahibi. Tabii kalabilirdi 5 değil 45 dk kalsın oynasın arkadaşlarıyla, kıyar mıyız ona hiç.

Velhasıl kuçular burada mutlular, bizde onlar mutlu oldukça daha da mutluyuz tabii. Gündüzcülerin durumu çok hoşuma gidiyor, evde yanlız kalmak istemeyen kuçular günlerini bizimle geçiriyorlar. Bizimle, diğer misafir kuçularımız ve tüylü ailemizle...

Böylece kocaman bir aile olduk bile...

O kadar güzel oyun fotoğrafları biriktirdik ki misafirlerimizin kendi albümlerinin dışında kuçuların ayrıca oyun albümlerini de ekledik, okuduklarınızın diğer fotoğraflarını "konuklarımız" bölümümüzde görebilirsiniz.
















Her Hakkı Saklıdır © 2009 Pisipisievi  |  Kulanım Koşulları